Bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca anlatılmış anlatılmışça destanlaşmış Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünü kutlamak, vatan uğruna aziz şehitlerimizi anmak üzere toplanmış bulunmaktayız. Bir zaferdir ki Çanakkale, bizi parçalama hırsına bürünmüş düşmana geldiği gibi gittiği bir zafer... "Hey on beşli, on beşli" diye nice annelerin yaptığı, giden çocukların geri döndüğü, okulların mezun ver, kanların dökülemediği ve döküldüğü yerin vatan olduğu yerde zafer... Anafartalar, Conkbayırı, Seddülbahir, Arıburnu'ndan sağa sola sıçradığında geriülen da geriülen ulaştığında öylece zafer ağdır, bir destandır Çanakkale!
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, ayaklarında sırıklarıyla ölmeye giden vatan evlatlarının tüm imkansızlıklarına rağmen düşman Türk'ün gücünü gösterdiği bir zaferdir. Askerlerimiz, garbın çelik zırhlı duvarına karşı karadan ve denizden iman dolu göğsünü siper etmişlerdir. Gemilerini toplarla dolduran düşman askerlerine karşı, yüreğini vatan sevgisiyle dolduran askerlerimiz Türk'ün gücünü tüm dünyaya gösterdi.
18 Mart 1915 günü denizden gelen düşmanın hüsrana çıkışı zafer günüdür. Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyen düşman güçleri, topraklarımıza karadan girmeyi denemişlerdir. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Atatürk -Süngü tak- emrini vermiş, düşmana karada da hüsrana uğratmıştır.
"Ben size taarruz etmiyorum. Ölmeyi emrediyorum" tarihin görebileceği en büyük Siper savaşını başlatan o yankı cümlelanınca Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten, vatan evlatlarımız ölmeye emredip Çanakkale'yi geçememiştir.
Türk askerinin iman dolu göğsünde merhametin, vatan sevgisinin ve ahlakın yaşadığı Çanakkale Zaferi, düşman askerinin insanlığı ve ahlakının öğrenildiği "Merkezciler Savaşı"dır.
Bağdat'tan, Halep'ten, Bakü'den, Kars'tan, Diyarbakır'dan, Ankara'dan ve yurdun dört bir yanından vatan evlatlarının koyun koyuna yattığı yer Çanakkale.
Çanakkale, vatan şairlerimizin;
"Sahipsiz vatanın batması haktır,
Sen sahip olan çıkarsan bu vatanı batmayacaktır." denilerek, aslanın neferimizin yattığı yerde.
Çanakkale, İstiklal Marşımız'da yazan;
"Bastığın yerleri toprak yaparak geçme, tanı;
Düşünün binlerce kefensiz yatanı." diyor, kendini tarihe veren binlerce isimsiz şehidin omuzunda bir abide gibi yükseldiği yerler.
"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yer.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin kaybettiği yer."
Bizlere bu kutlu zaferi armağan eden başta Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Türklerin kahraman evlatlarını, aziz Türk ulusunu ve vatan uğruna hayat feda eden bütün şehitlerimiz bir kez daha rahmet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun.